Halk ozanı Hasan Kaplan, 2 Nisan 1958’de Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Tulum köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde bitirdi. Ortaokulu Sorgun’da ve Sorgun’a bağlı Eymir bucağında okudu. Lise öğrenimine Ankara Mustafa Kemal Lisesinde başladı. Bir yıl Samsun’da okuduktan sonra yeniden Ankara’ya döndü ve İnönü Lisesinden mezun oldu. Yükseköğrenimini Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı.1979 yılında memur olan Kaplani,1993 yılında Kültür Bakanlığına geçti, Bartın İl Kültür Müdür yardımcısı, Tokat İl Kültür Müdürü olarak görev yaptıktan sonra Bolu İl Kültür
Müdürlüğüne atandı. AKP Hükümeti tarafından daha önce görevinden alınan Kaplani, mahkeme kararıyla görevine dönmüştü, ancak 18 mart 2015 tarihinde tekrar bu görevinden alındı. Kaplani İl Kültür müdürlüğü yaptığı dönemde Bolu Kültürünün gelişmesi için değişik çalışmalar yapmış ve Köroğlu kitabının yayınlanmasını da sağlamıştı. Hasan Kaplan, küçük yaşlarda şiir yazmaya başladı. Henüz 10 yaşındayken de bağlamayı eline aldı. Onu bu konuda yönlendiren ve ilk bağlamasını kendi eliyle yapıp ona veren amcası Yusuf Kaplan oldu. Kaplani mahlasını kullanan Hasan Kaplan, bundan sonra bağlamasını elinden bırakmadı ve kendini daha da geliştirerek çalıp söylediği türkülerle dikkat çekti.Günümüz sayılı ozanları arasında yerini aldı. Sevgili Ozanımız hasan Kaplani ile tanışma fırsatımda oldu. O zaman ki yeri saman pazarı kurşunlu handa olan ozan-Der de( Halk ozanları Kültür derneği) tanışmıştık. Devrimci felsefeyi benimsemiş ve halktan yana olmayı kendine şiar edinmiş bir ozanımızdır. İsminin önünde halk Ozanı yazılı kişi de halktan yana, ezilenden yana ve mazlumdan yana olmalıdır. Hasan Kaplani de bunlar fazlası ile görülmektedir. Kalemine ve yüreğine sağlık diyorum.
1
Dünya halklarıyla el ele verip
Savaşı ortadan kaldırmalıyız
Barış
gemisine yelkeni açıp
Dostluk
denizine daldırmalıyız
Kurşun
akıtmadan al kanımızı
Barış
doldurmalı her anımızı
Diken
bürümeden dört yanımızı
Kara
çalıları soldurmalıyız
Güneş
olmalıyız eriten karı
Erimeden
göremeyiz baharı
Atomu
nötronu tüm silahları
Açıp
bir çukura doldurmalıyız
Açlık
savaş kadar değil mi acı
Hakça
paylaşmaktır bunun ilacı
Karınlar
doyarsa tükenir sancı
Gözyaşı
dökeni güldürmeliyiz
Adımlar
atmalı daha ileri
Bilimde
teknikte kalmadan geri
Boşa
akmamalı insanın teri
Emeğe
hakkını aldırmalıyız
Kaplani’yim bitsin füzede yarış
Bu
bir dilek değil belki yalvarış
Eğitimle
olur sevgi ile barış
Karanlığı
yurttan sildirmeliyiz
2
Karanlık
bir gece yol görünmüyor
Yürüyorum
dikenlerin üstünde
Kara
çalı bana aman vermiyor
Yürüyorum
dikenlerin üstünde
Güneş
erken doğup şafak sökmüyor
Gökteki
dumanı silip atmıyor
Ay
karardı yıldız ışık tutmuyor
Yürüyorum
dikenlerin üstünde
Sonlanmadı
menzil ile durağım
Belki
çok yakınım belki ırağım
Yaralandı
parça parça ayağım
Yürüyorum
dikenlerin üstünde
Yavaş
yavaş ilerlerken Kaplani
Benim
ile yola çıkanlar hani
Geri
dönsem taşa tutar dost beni
Yürüyorum
dikenlerin üstünde

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder