Âşık Kaçıran, Adana’nın Nacarlı köyünde 1929’da doğdu ve 1989’da Osmaniye’de hayata veda etti.
O kadar yoksuldu ki, -aşağıdaki şiirindeki gibi-, yoksullukla dalga geçer hâle gelmişti.Geçimini sağlamak için Unkapanı’ndaki plak piyasasında çok ucuza dörtlük sattığı söylenirdi.
Rüyasında bile yoksulluğu görüyordu. Bir şiirinde, bu rüyasını şöyle anlatıyordu:
Hüseyin Kaçıran’ı yakından tanıyordum.
İnsan olarak çok içtendi.
70’li yıllarda Sinametek’te onun için bir tanıtma gecesi
düzenlemiştim.
En çok bilinen türkülerinden biri de “MEYHANECİ”dir.
Aynur Haşhaş’ın yanı sıra birçok sanatçı tarafından söylenmektedir.
Kaçıran, “MEYHANECİ”ye şöyle sesleniyordu:
Doldur meyhaneci bir daha doldur
Beş lira borç aldım paralıyım ben
Dolusunu getir boşunu kaldır
Bugün sabahçıyım buralıyım ben
*Kaçıran, “MEYHANECİ” şiirinin üçüncü dörtlüğünün üçüncü
dizesini, “YAŞAMAYI DEĞİL ÖLMEK İSTİYOM” biçiminde yazmıştı. “AĞLAMAYI DEĞİL
GÜLMEK İSTİYOM” diye değiştirmesini önermiştim.
Kabul ettiği için kitabıma değiştirilmiş biçimini
almıştım.
İkisi de doğrudur.
*Kaçıran’ın yoksullukla dalga geçen şiirinin ikinci dörtlüğünün ilk dizesinde geçen, “birde” sözü, “BİR DE” biçiminde ayrı olacaktır.
Bu söz, aslında, “BİZ DE” olarak yazılmış da olabilir.
Bu Kaçıran’ın hatası değil; kayıtlara geçiren yanlış
aktarmış olabilir.
Bazı kayıtlarda, Kaçıran’’ın 1996’da vefat ettiği
yazıyor. Kitabımdan yapılan bazı alıntılarda, bu tarihi ben yazmışım gibi
ifadeler yer alıyor. Oysa halk ozanlarını anlatan Yürü Bre Hızır Paşa adlı
kitabım 1983’te yayımlandı. Kaçıran’ın vefat tarihi 1989’dur.
Işıklar yoldaşı olsun.
Doldur meyhaneci bir daha doldur
Beş lira borç aldım paralıyım ben
Dolusunu getir boşunu kaldır
Bugün sabahçıyım buralıyım ben
Alem zevkten içer ben de kederden
Bu yoksulluk miras kaldı pederden
Dosttan ayrılmak da varmış kaderden
Ne kadar talihi karalıyım ben
İçip içip sarhoş olmak istiyom
Sızıp bir köşede kalmak istiyom
Ağlamayı değil gülmek istiyom
Şu düzen elinden yaralıyım ben
Aman meyhaneci doldur ver bana
Bugün içeceğim ben kana kana
İsmim Kaçıran’dır söyleyim sana
Bütün dertlilerin kralıyım ben
Ötme bülbül ötme gel yeter gayrı
Gönlüm ta derinden yaralandı oy
Hem sıladan hem de yarimden ayrı
Bağrım bölük bölük paralandı oy
Sen gülünden ben köyümden ayrıldım
Yokluk ateşine yandım kavruldum
Bir yel esti gurbet ele savruldum
Uzadı yollarım aralandı oy
Sana avcı düşman bana ağalar
Viran oldu bizim bahçeler bağlar
Senin yavrun benim sevdiğim ağlar
Neden bu bahtımız karalandı oy
Eşinden m’ayrıldın nedir feryadın
Güle mi kavuşmak yoksa muradın
Neden Garip Kaçıran’a uğradın
Derdim dağlar gibi sıralandı oy

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder