3 Eylül 2022 Cumartesi

OZAN MAHZUNİ ŞERİF

 Üstat Mahzuni Şerif’in sesi ile ilkokul sıralarımda tanıştım. Ağabeyim büyük bir Mahzuni Şerif dinleyicisi ve hayranı idi. Yeni çıkan her plağı mutlaka bizim eve alınırdı. Bizim evde her kes onu can kulağı ile dinlerdi. Birde Ali Rıza amcam vardı Mahzuni Şerif hayranı. Mahzuni Şerif ne kadar plak ve kaset doldurdu ise günümüzde bile kendisinde mevcuttur. Onları canı gibi korur. Bende o plaklardan dinlediğim Mahzuni şerif ustamın sesi ile büyüdüm ve ondan sonrada onu dinlemekten ve izlemekten kopamadım. İyi ki de kopmamışım.

Ankara da okuduğum dönemlerde konserlerine gittim. Onu canlı dinlemekten de çok mutlu oldum. 12 Eylül faşist darbesinden sonra okuldan uzaklaştıktan sonra. Sungurluda çalıştım bir süre ve Ali Rıza amcamlarda kaldım.

Mevsimlerden sonbahardı, amcam eline iki tane konser bileti ile geldi, konsere gider misin dedi. Bende yok dedim, ama Mahzuni dedi, ne diyorsun amca gitmez olur muyum dedim. Amcam konserde üstat ile tanıştırdı beni. Çok samimi ve içtendi, aynen söylediği türküler gibi. O günden sonra daha çok sevdim Mahzuni ustayı.

O günlerde büyük ozan ile tanışmayı çok istemişimdir. Fakat tanışma fırsatım olamadı.

 Yıl 1989 – 1990 yolumuz halk ozanları kültür derneğinde kesişene kadar. Usta o yıllarda derneğin genel başkanı idi bende Nesimi Şahindokuyucu’nun isteği üzere üye olmaya gitmiştim. Üyelik işlemlerimi kendi elleri ile yaptı. Mevsim kıştı ve hava soğuktu. Dernekte soba bile yoktu, Dernek emanet olarak O zaman Çankaya belediye başkanı Doğan Taşdelen’in tahsis ettiği Küçükesat semt halinin içinde bir dükkândı. Çünkü bu ülkede halkın ozanına sahip çıkılmıyordu, halkın ozanı kendi imkânları ile bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Hiçbir güvencesi yoktu. Ama düzene yalakalık eden sözde ozanım diyenlerde devletten nemalanıp onlara methiyeler diziyorlardı.

Daha sonra dernek adakale sokağa taşındı, nispeten burası iyi idi. Mahzuni hoca burada haftada iki gün, biz bu yola sevdalanmış insanlara ders veriyor türküler söylüyordu.

Tam burada halk ozanı ile halkın ozanı kendini ayrıştırıyordu. Mahzuni de kendini bu ayrışmada halkın ozanı olarak görüyor ve şöyle diyordu.

Ozan Mahzuni Şerif bilhassa 1970' li yıllarda söylediği toplumsal içerikli türküleri ile dikkatleri üzerine çekmiştir.

 1- Halk ozanı durup dururken korkmaz ve vicdanında taviz vermez.

2- Halk ozanının canını çekinmeden vereceği tek kapı halk olmalıdır. Çünkü unvanın da (halk ozanı) görevini üstlendiği görülmektedir.

 3- Halk ozanı hem devletçi hem halkçı olamaz. Çünkü kendine halk ozanıyım diyenler 1500 yıldır halkına baskı yapan, zulüm yapan devletin karşısına çıktıkları için büyük olmuşlardır.

Mahzuni hocanın bu sözlerinin ne kadar doğru olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Çünkü halkın ozanı sadece halkın ozanıdır. Devlete kapılanmaz, devletten nemalanmaz, nemalanma pahasına halkına sırtını dönmez. İşte Mahzuni Şerif de devlete sırtını dönüp halkına yönünü dönmüş, gerçek bir halk ozanımızdır. Onu tanıma ve onunla aynı dernekte bulunup aynı havayı teneffüs ettiğim için kendimi şanslı sayıyorum onu her zaman kalbimde yaşatmaya çalışıyorum.

 KOMÜNİST OZAN

 

 Ezilenler birleşelim

Durmayın bakın ne olur

Sizi ezenlere Selamlar,

Vermeyin bakın ne olur

 

Şöyle bir ay et yemeyin

İşe güce de gitmeyin

Kasap bakkal ellemeyin

Sormayın bakın ne olur

 

Hamallar atsın yükünü

Onlar götürsün tekini

Tarlada kalsın ekini

Dermeyin bakın ne olur

 

Dost Mahsuni cav cav etmez

Aslan kükrer mırnav etmez

İnsan dili hav hav etmez

Ürmeyin bakın ne olur

 

Aşık Mahsuni

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gönüllü Coşkun

  24 Nisan 1955 tarihinde Yozgat'ın Bayatören köyünde doğdu. Asıl adı Coşkun Gönüllü'dür. İlkokulu köyünde, ortaöğrenimini Yozgat...